Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de tüm ailenin toplanıp beraber izlediği maçlardı. Maç günü sofralar hazırlanıp, kuruyemişler alınır. Herkes tek yürek maça kilitlenirdi. O zamanlar benim için Galatasaray demek Hakan Şükür, Hagi, Fatih Terim demekti. Hala özlerim Galatasaray'ın o yıllardaki kadrosunu, takım ruhunu, Uefa kupasını aldığı yıllardaki Galatasaray'ı izlemeyi.
Her zaman gurur duydum takımımla. Hatta bazen " Allah korusun ya Fenerli olsaydım" diye düşündüğüm bile olmadı değil hani. Çocuklarım Galatasaylı olur inşallah diye dua eden manyak bir insanım ben.
Ama bu sıralar Galatasaray'dan da futboldan da soğudum. Fatih hocaya yapılanlardan sonra futbolun başkalarının tekelinde olduğunu, insanların hal hatır sayılmadan nasıl harcanabileceğini görmüş oldum. Takıma onca başarı getirmiş bir hocanın antreman sırasında çıkışını vermeleri yok artık dedirtti. Bu kadarı da olmaz, herşeyin bir yolu yordamı vardır ama söz konusu çıkarlar olunca bazıları ne yol ne yordam tanıyor o ayrı. Hocamızın gidişine sebep olanlar umarım bu dünyanın bir günlük olmadığını farkındadırlar. Biz sevenleri tıpkı Hakan Şükür'ün, Hagi'nin arkasında olduğumuz gibi Fatih Hocamızın da her zaman arkasındayız. Bu ülkede başarılı insanların kıymeti bilinmiyor ne yazık ki.



0 yorum:
Yorum Gönder