Copyright © Düşlerimin Eskizi
Design by Dzignine
21 Ağustos 2013

O yazlar


Bir yaz akşamı bahçemde oturmuşum, hayatı durdurmuş izliyorum uzaktan. Huzur diyorum iyi ki var, hep benimle kalsa. Hep tam şuan ki kadar dertsiz, tasasız olabilsem keşke. 

Ne zaman gözlerimi kapatıp en mutlu olduğum anlara geri dönmek istesem, çocukluğumun yazlarını tekrar yaşarken bulurum kendimi. Çocuk gözümle koskocaman gelen bahçesi olan bir yazlığımız vardı. Her yazımı orada geçirirdim. Her kış dua ederdim okul biran önce bitse de yazlığa dönsek diye. İstanbul gibi büyük bir şehirde büyümüş çocuklar bilmezler genelde dalından koparılmış meyvenin tadını, ya da babannenin her pazar yaptığı katmerin kokusunu tanımazlar, büyükbabalarıyla yapılan kahvaltının tadını bilmez herkes. İşte bu yüzden severdim ben yazlığı, İstanbul'dayken yaşayamadığım büyük aile hayatını yazın yaşama fırsatını bulduğum için şanslı hissederdim kendimi. Çünkü biz yazlıktayken üç annem, iki babam, tam beş tane de kardeşim olurdu benim. Sanki hayatta hiç yanlız kalmazmışım gibi gelirdi. Kalabalık aile sofralarımız, bahçemizden topladığımız vişnelerden yapılan reçel  tadında yazlarımız olurdu koca bir demlik çay ve huzur eşliğinde. Babannemin tarladan topladığı domatesleri eşlik ederdi mutluluğumuza. Ya da ben öyle düşünürdüm, öyle olmasını isterdim çocuk gözümle. Bana göre yazlar mükemmeldi ve hiç bitmesindi.

Ne zaman bitti o yazlar. Ben ne zaman büyüdüm. Büyükbabam aramızdan ayrıldı, babannem artık katmer yapamayacak kadar yaşlandı. Biz yine bir aradayız ama tadı yok artık yazların eskisi kadar. 

0 yorum:

Yorum Gönder